19 Eylül 2012 Çarşamba

Yeni Parasal Gelişmeler

          Avrupa ve ABD' de yeni parasal genişlemeye gidilmesi açıklandı.ECB(Avrupa Merkez Bankası) borçlanma faizi yüksek olan ülkelerin (mali riskleri yüksek olan ve borçlanmakta zorlanan ülkeler) tahvillerini satın alarak faizleri düşürmeye çalışacak.FED (Amerika Merkez Bankası) ise konut kredileri baz alınarak çıkarılmış olan tahvilleri satın alarak karşılığında para basacak. Bu uygulamalarda aslında temel amaç varlık fiyatlarının artmasını sağlamak. ECB faiz oranlarını makul seviyeye çekerek borç krizini çözmek ve büyümeye destek sağlama amacı güdüyor.FED ise Pigou' nun ruhunu canlandırıp varlık fiyatlarının artması neticesinde servet etkisi yaratarak iç talebin canlanacağı görüşünde birleşiyor.
       Teorik anlamda yapılan veya yapılacak olan bu hamleler acaba nasıl sonuçlar doğuracak? Bu konuda çeşitli tereddütler hasıl olmuş vaziyette. Özellikle Yunanistan, Portekiz ve İrlanda' nın durumu pek de iç açıcı değil. Bu ülkeler açıklanan politikadan yararlanma imkanına sahipler. Fakat risk algısı değişmediği takdirde yaydan çıkan ok hedefi bulmayabilir.
       ABD' de sorun parasal aktarım mekanizmasının arzulandığı gibi çalışmaması. FED kısa vadeli faiz oranını neredeyse sıfıra kadar yaklaştırdı ve bilançosu üç kattan fazla arttı. Fakat iç talep canlanması yaşanmadı. Parasal servet artarken artan servet reel ekonomiye yansımadı yani spekülatif arenada değerlendirildi.
       Şimdi gelelim ECB ve FED in aldığı kararların bizim gibi Az Gelişmiş Ülkelere etkilerine:
       Öncelikle, Gelişmiş ülkeler para bastıkça, yalnızca o ülkelerdeki finansal varlıkların fiyatları değil, tüm dünyadaki emtia fiyatları artıyor.Bunların en başında da petrol geliyor.Dünyadaki dolar rezervinin artması petrolü dolar karşısında değerli hale getirip fiyatını yükseltiyor. Temel hammadde olarak kullanılan petrol sayesinde enerji başta olmak üzere tüm malların fiyatları artma eğilimine girerek maliyet kaynaklı enflasyon olgusu doğuruyor. Diğer taraftan Gelişmiş ülkeler para bastıkça oluşan enflasyon karşısında Az Gelişmiş Ülkeler kendi paralarını enflasyonla mücadele çerçevesinde piyasadan çekmek zorunda kalıyorlar. Bu durum AGÜ lerin ekonomik büyüme performanslarını olumsuz etkiliyor.
     İkincisi, bollaşan Gelişmiş ülke paraları karşısında AGÜ lerin paraları değerli hale gelerek başta ihracat olmak üzere bir dolu sorunu beraberinde getirerek AGÜ lerin rekabet gücünü sekteye uğratıyor.
     Bu bağlamda, Gelişmiş ülkelerde atılan adımların AGÜ leri etkilemesi kaçınılmaz hale gelerek kaş yaparken göz çıkarma sözü akla geliyor. Akla şu soru gelebilir. Peki ya o zaman arabanın uçuruma doğru gidişini izleyecek miyiz? Tabi ki hayır. Fakat uygulanan politikaların maliyetleri iyi hesaplanıp, küresel bazda atılacak adımların birilerinin yararına olurken diğerlerin aleyhine olmaması gerektiğini iyi anlamak gerekir. 
 
Ahmet Gökhan SÖNMEZ
19.09.2012
 ANKARA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder